
Burun en önemli duyu organlarımızdan birisidir. Gerek nefes alma konusunda gereksede yüzümüzün tam ortasında olması bakımından hayatımızda önemli bir yeri vardır. Burun tıkanıklıkları insan yaşamını çok etkilediği gibi raha nefes alamamak bir çok hastalığında nedenini oluşurmaktadır. Burun tıkanıklığı konusunda bir cerraha danışılmalı ve önelmeler muhakkak alınmalıdır. burun tıkanıklıkları burun kemikliğinden veya eğrilikten kaynaklanıyorsa bir esteik operasyon düşünülebilmektedir.
BURUN TIKANIKLIĞI NEDENLERİ:
ANATOMİK YAPISAL NEDENLER:
Burun bölmesinin orta kısımdan belirgin şekilde bir tarafa doğru sapması tıkanıklığı oluşturur. Bu durum genel olarak ise önceden geçirilmiş olan bir burun kazasına bağlı olabilmektedir. Burundaki bozukluk burun tıkanıklığına sebebiyet veriyorsa cerrahi olarak düzeltilebilir.
Burun taşları bakteri, kan, iltihap hücreleri veya yabancı cisimler etrafında biriken minerallerden oluşmaktadır. Genel olarak ise tek taraflı olarak görülmektedir.Çocukluk yıllarında burun içerisine yanlışlıkla itilmiş olan yabancı cisimlerde burun taşlarına sebeb olur.
Burun arkasından genize geçiş bölümünün kapalı olması özellikle de yeni doğan çocukların burun tıkanıklıklarının başlıca sebeblerindendir.Basit bir cerrahi operasyonla kapalı olan bölge açılabilmektedir.
Çocukluk çağında en sık görülen burun tıkanıklığı nedeni geniz etinin büyümesidir. Geniz eti bademciğe benzeyen damağın gerisinde vede genizin üstünde bulunan bir dokudur. Geniz eti büyük olan çocuklar uyku sırasında sesli nefes alıp vermek, horlamak, kulak enfeksiyonları, işitme güçlüğü, yüz kemiklerinde farklılaşma, ağız ve diş yapılarında bozulma sorunlarıyla karşılaşabilirler. Tedaviyle önerilebilir.
Nazal polipler, burun içerisinde oluşan iyi huylu tümörlerdir. Allerjik nedenler, sık burun enfeksiyonları, aspirin ve benzeri ağrı kesiciler polip oluşturabilir. En sık şikayet nedeni burun tıkanıklığı, koku almada güçlük, berrak veya sarı-yeşil renkli burun akıntısıdır. Polipler grimsi renkli yuvarlak, genellikle ince bir bağlantısı olan, hareketli, ağrıya duyarsız ve kanamayan yapılardır. Allerjik nedenler var ise tedavisi yapılır. İlaçlarla küçülmeyen polipler operasyonla tamamen temizlenebilirler. Polipler bazen tekrar oluşabilir.
Papillomlar yine iyi huylu, siğil benzeri tümörlerdir. Burun orta duvarı ve yan duvarlarından çıkarak hava yolunu tıkayabilirler. Bazen kanama yapabilirler.
Daha nadir olarak görülen sinir dokusu kökenli tümörler de büyüdükten sonra burun tıkanıklığı yaparlar.
ÇEVRESEL FAKTÖRLER
Kent yaşamının getirdiği zorunluluklar nedeniyle neredeyse sürekli olarak kapalı ortamlarda bulunan, atmosferik kirliliğe maruz kalan kişilerde kimyasal uyarılar nedeniyle burun tıkanıklığı görülebilir.
HORMONAL NEDENLER
Hamilelikte görülen burun tıkanıklığı östrojen hormonuyla ilişkilidir. Genellikle ilk 3 aydan sonra ortaya çıkar; giderek kötüleşir ve doğumdan hemen sonra kaybolur. Benzer tıkanıklık hissi gebelik önleyici hapların kullanımı sırasında, adet dönemlerinde de görülebilir. Tiroid hormonlarının azalması durumunda da tıkanıklık görülebilir.
ENFEKSİYONLAR
En sık neden, özellikle kış aylarında ve mevsim dönümlerinde görülen soğuk algınlığıdır. Virüslerin neden olduğu bir enfeksiyondur. Hava yolu ve yakın el-beden teması ile bulaşırlar. Burun mukozasına yerleşince histamin denen kimyasal madde salınımına yol açarlar. Bu madde buruna giden kan miktarının artmasına ve sıvı salgısının artmasına yol açar. Virüs enfeksiyonları sırasında burnun ve sinüslerin direnci azaldığından bakteri enfeksiyonları da kolaylıkla ortaya çıkabilir. Berrak olan akıntı sarı-yeşil renge dönüşür. Bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerekir.
Sinüs enfeksiyonları burun tıkanıklığı, sarı-yeşil iltihabi burun akıntısı ve baş ağrısı şikayetine yol açar. Tedavisi öncelikle ilaç tedavisidir. İyileşmeyen veya sık tekrarlayıp uzun süren sinüzitlerde cerrahi girişim önerilir.
VAZOMOTOR RİNİT
Rinit, burunun ve burun içi örtüsünün enflamatuar (iltihabi) reaksiyonu demektir. Vazomotor terimi ise “kan damarlarıyla ilgili” anlamında kullanılır. Burun içi örtüsü genişleme ve daralma özelliğine sahip çok miktarda atar damar, toplar damar ve kılcal damarlara sahiptir. Normalde bu damarların yarısı açık, yarısı kapalıdır. Daha çok burun içi damarların kontrolünü sağlayan sinir sisteminin düzensiz çalışması nedeniyle görülür. Bu durum aspirin kullanımı, çevresel kirlilik faktörleri, stres, tiroid hormonlarında yetersizlik, hamilelik, bazı tansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları, sıcak içecekler, alkol, dekonjestan ilaçların aşırı veya uzun süreli kullanımı ile ortaya çıkmar. Tedavisi genellikle ilaçlarla yapılır. Tedaviye yanıt vermeyen büyümüş burun içi dokuların cerrahi olarak küçültülmesi gerekebilir.
ALERJİK RİNİT
Alerji, yabancı bir cisme (polen, ev tozu akarı, hayvan tüyleri ve atıkları, mesleki ortamdaki maddeler (fırıncılar, kuaförler) veya ev tozundaki bazı parçacıklara karşı oluşan aşırı enflamatuar yanıttır. Bazen besinlere karşı da allerji gelişebilir. Polenler ilkbahar veya sonbaharda problem oluşturur. Ev tozu ise bütün bir yıl boyunca rahatsız edebilir. Tedavisinde ideal olarak allerjik maddelerden uzak durma önerilir. Ancak bu pratik olarak mümkün olmadığından ilaç tedavisi ve/veya daha spesifik tedavi yöntemi olan allerji iğneleri kullanılır.



